Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) tarafından DSİ 5. Bölge Müdürlüğü sosyal tesislerinde düzenlenen toplantıda başta Antalya olmak üzere son dönemdeki yangınlar, ağaçlandırma çalışmaları ve su durumu hakkında bilgi verdi.
Bakan Veysel Eroğlu, Antalya, Çanakkale, Adana gibi bölgelerde çıkan orman yangınlarının mühendislik açısından kesin olarak kontrol altına alındığını belirterek, “Soğutma işlemi bitmeden, yüzde 100 bitti diyemiyoruz, ama şu anda mühendislik açısından bütün yangınlar söndürüldü” dedi.


Yangın Filosu Kurulacak
Yangında toplam 35 hava aracının kullanıldığını, fakat kiralama yöntemiyle temin edilen söz konusu uçakların gece uçuşu yapamadığını kaydeden Bakan Eroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Orman Genel Müdürlüğü’nün kendi filosunu kurması için talimat verdiğini söyledi.
Yangın söndürme uçaklarının pahalı araçlar olduğunu ve uçakları dünyada sadece birkaç fabrikanın yapabildiği bilgisini veren Eroğlu, geçen sene yaşanan kuraklık dolayısıyla İtalya, İspanya, Fransa gibi ülkelerin yangın helikopteri ve uçakları almak için sırada olduğunu, bu sebeple kurulacak filonun bir senede tamamlanamayacağını ifade etti.  
Yangınlarda görev yapan kişilerin gece gündüz durmadan, günde sadece yarım saat uyku ile canlarını dişlerine takarak çalıştığını anlatan Prof. Dr. Eroğlu, “40-45 derece sıcaklıkta ve saatte 70 kilometre hızla esen poyrazda yangın söndürmeye çalışmak kolay değil. Başka bir ülkede olsa daha fazla yer yanardı. Arkadaşlarımız, yangınları söndürmeden dinlenmemeye yemin etmişler. Yangınlarda çalışan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bu yangınlarla yangın sezonunu kapatmış oluruz” diye konuştu.



Yangınlara Son Derece Hızlı Müdahale Ettik
Türkiye’de orman yangınlarının geçmiş yıllara oranla son dönemde yarı yarıya azaldığını belirten Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu, önemli olanın yangınları en aza indirmek olduğunu, yangın çıkmasını sıfıra indiren bir ülkenin de bulunmadığını kaydetti.
Özellikle Temmuz ve Ağustos döneminde orman yangınları bakımından tüm Akdeniz ülkeleri ve Ege adalarının tehdit altında olduğunu ifade eden Eroğlu, 2003-2007 döneminde İtalya’da 400 bin hektar, Fransa’da 112 bin hektar, İspanya’da 257 bin hektar alan ormanın yandığını, Türkiye’de ise söz konusu dönemde sadece 33 bin 340 hektar alan ormanın yandığını söyledi.
“Orman bölgelerimizde kameralarımız ve alarm sistemlerimiz var. Bu kameralar ve alarm sistemleriyle yangın önce en yakın merkeze ve Ankara’daki Yangın Harekat Merkezine iletiliyor. Yangın Harekat Merkezi en son teknoloji ile donatılmıştır. Buradan canlı olarak helikopterler izleniyor, nereden ne kadar su alındığı, nereye döküldüğü, uydudan veya harita üzerinden takip ediliyor. Ayrıca yangın mahallerine de Yangınla Mücadele Karargahları kuruldu. Durum 24 saat kontrol ediliyor.” diye konuşan Bakan Eroğlu, bütün yangınlara en hızlı şekilde müdahale edildiğini özellikle vurguladı.
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, orman yangını çıkan arazilerin hiçbir şekilde rant konusu yapılamayacağını belirterek, “Yanan orman alanlarının bir santimetre karesinin dahi işgal edilmesi mümkün değildir. Bu alanlar bir yıl içinde ağaçlandırılmaktadır.”


Yanan Alanların 40 Katı Ağaçlandırılacak
Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 1 Ocak 2008 tarihi itibariyle başlatılan Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Eylem Planı hakkında da bilgi veren Bakan Eroğlu, bu çerçevede 2012 yılına kadar 2 milyon 300 bin hektar yani Trakya büyüklüğünde bir alanın ağaçlandırmasının hedeflendiğini hatırlattı.
Eylem planı çerçevesinde 2008 yılı sonuna kadar 420 bin hektarlık alanın ağaçlandırılması hedeflendiğini bunun da bu yılki yangınlarda kaybedilen alanın 42 katı büyüklüğünde olduğunu söyledi.


Hiçbir Şehirde İçme Suyu Problemi Yaşanmayacak
Konuyla ilgili sorular üzerine İstanbul’un su meselesi konusunda hiç endişelenmediğini belirten Bakan Eroğlu, İstanbul’a su temini sağlayan bütün şebekenin son teknoloji ile yenilendiğini ve su kayıplarının büyük ölçüde önlendiğini söyledi.
İstanbul’un 2040 yılına kadar su konusunda master planlarının hazır olduğunu, sadece yatırımların zamanında gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Eroğlu, “İçme suyu konusunda İstanbul’la ilgili hiçbir problem yoktur. Bu konuda garanti verebilirim su kesilmez. Su, yatırım eksikliği olursa biter. Ama İstanbul’daki vatandaş da çok su kullanıyor. İstanbul’da kişi başına günde 200-250 litre su kullanılıyor. Bu çok fazla, İstanbullunun tasarruf etmesi lazım” dedi.
Ankara’da 2006 yılının Ekim-Ocak döneminde yeterli yağış olmadığı için su sorunu yaşanmaya başladığını anlatan Eroğlu, Kızılırmak üzerinde kurulan Kesikköprü Barajı’ndan su alınması için çalışmalara başlandığını ve şu anda söz konusu barajdan yılda 167 milyon metreküp suyun Ankara’ya tahsis edildiğini bildirdi.
Ankara’nın su meselesinin 2050 yılına kadar çözülmesi için Başbakan Erdoğan’ın talimat verdiğini vurgulayan Eroğlu, “Gerede sisteminin de devreye girmesiyle Ankara’nın su problemi kökünden çözülür.” diye konuştu.
Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu, başkentin suyunda herhangi bir arsenik veya sülfat problemi olmadığını, söz konusu maddelerin oranın AB normlarına uygun olduğunu da vurguladı. İzmir’de ise kuzeydeki bazı kuyularda arsenik konsantrasyonunun yüksek olduğuna işaret eden Eroğlu, konuyla ilgili ne tür çalışmalar yapılacağına ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı ile görüştüklerini ve bu konuda gerekli çalışmaların yapılacağını söyledi.

Adres: Söğütözü Cad. No: 14/E - ANKARA,  Tel: (0312) 207 50 00
Ağustos 2007 © Tüm Hakları saklıdır.